Bin903, Beşiktaş, Beşiktaş haberleri, Beşiktaş videoları, Çarşı
 
AnasayfaTakvimÜye ListesiKullanıcı GruplarıSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Tribüncülük ve ÇARŞI Disiplini

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
carsiahmet
Admin
Admin
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 402
Kayıt tarihi : 05/03/09
Şehir : Kapalı Tribün :)
Lakap : cArsiAhmet!
Üye Puanı : 845
Rep : 1
Ruh Hali :

MesajKonu: Tribüncülük ve ÇARŞI Disiplini   Cuma Nis. 10, 2009 7:49 pm

Hayatın içerisinde eleştirilemeyecek bazı olgu ve kavramlar vardır.
Bir dine mensupsundur eleştirirsin aforoz edilirsin.Bir yönetimi ve yöneticileri eleştirirsin vatan haini olursun.Bir aşkı eleştirirsin terkedilirsin.
Şimdi ben bu yazıyı yazarken amacım kimseye gider yapmak filan değil onu başta belirteyim.Ama yazmasamda duramayacaktım çünkü şairin dediği gibi

Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir
Ve dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük.

Biten bir maçın ardından hepimiz ya futbolcuları ya TD yi yada hakemi eleştirmeyi adet haline getirmişiz.
Hepimiz kendi çapımızda bir td olup ben bunu yapardım ben şunu yapardım diye birbirimizi yemeye başlıyoruz.
Peki kendimize bakıyormuyuz ?

Biz bu işi abilerimizden öğrendik ve bu okulda kavlimizce öğrenmeyede devam ediyoruz başımıza hoca bulduğumuz sürece.,
Eskiden deplasman sahalarına bile girerken kafamızı herçevirdiğimiz yerde birgün onun mevkisine gelmek istediğimiz abilerimizi görürdük,stada girerken bile bir olaya mahal vermemek için ordusunun başındaki kumandan misali belkide son kişi girene kadar beklerdi.
Şimdilerde değil kapı girişlerinde tribünde bile bazı abilerimizi göremez olduk.

Bakardık melun melun "ulan şu sette olmak ne büyük bir paye,umarım bende birgün çıkarım" diye
Şimdi bakıyorumki set olmuş Beşiktaş - Karagümrük hattı arası çalışan minibüs misali.İnenin çıkanın haddi hesabı yok.Benmi uzak kaldım tribünlerden kim bu çıkanların bazıları diye düşünüyorum ki uzak kalmadığım halde,tanıyamıyorum,anlam veremiyorum.

Ben dahil bir çok kardeşimiz kilometrelerce uzaktan bu sevda uğruna maç seyretmeye gidiyoruz.cebimizdeki sayılı paranın tamamını açma kalma uğruna karaborsaya yatırıp bilet almak zorunda kalırken.
Beşiktaşlılığından zerre kadar tereddüt etmediğim ama yaşam standartı daha ferah bir ülkeden gelen bir grup kardeşimizin 350 eurodan birçok bilet almak zorunda kaldığı konuşuluyor semtte.Ve işin acı tarafı biz karaborsacılara demediğimizi bırakmazken biletler el altındanda olsa semtte uçuşuyor.

Semtte yüksek biryere çıkıp baktığımda ; Eskiden gördüğümüzde ayağına çamur bulaşmasın diye altlarına halı olduğumuz,yanlarına gidip konuşurken yanlış birşey söyleme korkusundan dolayı çekindiğimiz,gıptayla baktığımız abilerimizn yerine.
Sırtına ÇARŞI yazılı birşey giyinmiş geldiği semtten yada şehirden peşine bodyguard tadında bir iki kişi takmış elde tespih orayı burayı kesen ömründe ya hiç maça gitmemiş yada ilk maçına gelmiş bedel in ne olduğunu bilmeyen yada hiç ödememiş "reiscikler" görmeye başladık artık.

Senelerce göğsümüzü gere gere verdiğimiz sosyal mesajlar ve dayanışma yerine; devre arasında bilerek kapalı tutulan bir büfe ve akmayan musluklara rağmen su satılmaya başlandığında tuz yemiş deve gidi o sulara saldıran birbirini ezen,almayın sabredin tepkinizi verin dediğinde ise posta koymaya çalışan dayanışmadan uzak,tepkisiz insanlar topluluğu almış.

15 - 25 yaş arası gençlerin kendilerinden yaşça ve tecrübece büyük insanlara "sanane ulan" diye posta koyduğu bir ortam halini almaya başlamış bu iş ?
Ne kadar cefa çektin ki şimdi kendini sefa sürme vaktindeymişsin gibi görüyorsun ? İşte yaşın ve yaşanmışlığın gereği bilmiyorsunki tribüncü cefa adamıdır sefa sürme lüksü yoktur.

Maç sonunda olan, orda bulunan herkesin görüp şahit olduğu, birilerinin birilerini ölümle tehdit ettiği, birilerinin birinin önünde "O" na birşey olmasın diye barikat kurduğu ve yumrukların havada uçuştuğu bir ortamı hakedecek ne yaptık ?
Sebep neydi ?
Ben kendimce vereyim cevabımı. Olsun tabiki olsun ama Eşşeğin kulağına su kaçırmadan olsun bazı şeyler. (Bu bölümü ancak bu kadar kapalı yazabildim.)

Kendi adıma kahroluyorum,ne olursunuz birileri birşeyin ucundan tutsun yozlaşmaya ve yozlaştırılmaya başlamışız artık.
Bu yazdıklarımı hepimiz görüyoruz ama TD ile uğraşmaktan,futbolcu eleştirmekten kafamızı kaldırıp dillendirmiyoruz yada çekiniyoruz.

Ayağınızın turabı olayım güzel abilerim....
Yiğit abilerim....
iki olan herşeyimden biri sizin olsun seve seve vermeye hazırım ama ;

Bırakın ÇARŞI nın herhangi bir harfiyle uğraşmayı
Bırakın ÇARŞI haricindeki işlerinizi.

Bizlere BEŞİKTAŞLILIK DURUŞUNU hatırlatın

Bizlere KARŞILIKSIZ SEVME DERSLERİ verin.

Herkesin patron olduğu bir ortamda "HAYIR SEN PATRON DEĞİLSİN HADDİNİ BİL" in ne demek olduğunu öğretin.

Öyle birşey yapınki Türkiyenin neresinde olursa olsun OTOKONTROL VE HESAP VERME MEKANİZMASINI yaratın.

BEŞİKTAŞ lıyım diye bu takımı seven herkes söyleyebilir ama BEŞİKTAŞ İÇİNDEYKEN SEVİLİR,ÇARŞILI BEŞİKTAŞ İÇİN HERKESTEN DAHA FAZLA ÇALIŞMAKLA olunuru öğretin.

Bize tecrübelerinizle TRİBÜNCÜLÜK VE ÇARŞI DİSİPLİNİ İLE İLGİLİ DERSLER VERİN.
bu derse hepimizin ihtiyacı var.bu sayede sizde belki unuttuklarınızı hatırlarsınız.

Sülçü lisan ettiysem affola.Dediğim gibi amacım sizlere gider yapmak değildi ne haddime..ama kanıma dokunuyor be...

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.bin903.tr.gg
 
Tribüncülük ve ÇARŞI Disiplini
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bin903 | Karakartalların Diyarı :: Bin903 Taraftar :: BEŞİKTAŞ Taraftar Grupları :: çArşı-
Buraya geçin: